Tuesday, August 02, 2011

iftar sohbeti

ramazanin ilk günü, senenin ilk iftari, bir köftecide düsünceli düsünceli bekliyorum ezanin okunmasini. aklimdan neler gecmiyor ki, ruhunu ve heyecanini kaybetmis bir adam oldugum, biraz önce bankta yanima oturmus, hic durmadan kendi kendine küfürler savurmus kadinin akil yitimine cok yaklastigim, gercek dünyanin hizli akisi icinde kayboldugum ve daha neler neler...

ezanin okunmasiyla beraber genc bir cift geliyor önümdeki masaya, yanlarinda üc dört yaslarinda cocuklari. su karsimda duran adamin yerinde olmak ister miydim diye dusunuyorum. ayni köfteciye seneler once annemle babamla geldigimiz günleri hatirliyorum. herhalde su karsimdaki cocuktan biraz daha büyüktüm. bu köfteciye kendi ailemle gelecegim günler de olacak mi acaba, böyle bir aileye özlem mi duyuyorum yoksa. annesi acele ediyor, hemen su istiyor ogluna, kaygili gözleri var, belki oglu belki kendisi icin, esiyle pek konusmuyor, bir gerginlik sürüyor sanki aralarinda. adam cok hassas birisi degil hatta biraz vurdumduymaz bir hali var. esi cocukla mesgul olurken onun aklindan neler geciyor acaba. ben severdim diyordum, yani esim cocugumla mesgul olurken ben onlari sevgi dolu gozlerle izlerdim, sanirim. gözüm tutmuyor adami, icten ice onu kiskandigim icin mi bu tavir bilmem, ama yok yok degil. evlilik diyorum, su hayatin sacmaliklariyla itisip kakisirken yanimda esim ve kizim da olsa diyorum, daha tahammül edilebilir bir yer olmaz miydi yasam.

5 Comments:

Anonymous dilara said...

: )

2:03 PM  
Blogger D. said...

Ruhunu ve heyecanını kaybetmiş bir adam olsaydın şayet bir eşin ve kızının hayalini kuramazdın! Kısacası hala yitirmemişsin sadece bir süreliğine bir yerlere saklamışsın. Duygularını diriltecek şeyleri yaşamaya başladığında ruhun ve heyecanın, senin bile bilmediğin bir şımarıklık ile komşu bahçelerde oynamaya, koşturmaya başlayacaklar. Sen onları dizginleyecek nefesi biriktirmelisin içinde şimdiden. Durdurmak için değil, asıl o gün geldiğinde yani hayaline kavuştuğunda onları yitirmemek için... :)

9:01 AM  
Blogger Melmoth said...

bu sözlerin hepsine inanmak istiyorum, inaniyorum da aslinda. yine de icimden bir ses, ben hayalleri gerceklestirmeyi degil, basli basina bir hayal olmayi sectim, bu yuzden yasamayi beceremedim diyor. hayallerin icinde yasamayi matah bir sey sanmistim, öyle degilmis.

simdilerde yasami basitlestirmeye calisiyorum, kizimi düsünüyorum ve aslinda onu fazlaca hayal etmek yine korkutuyor beni, en az onun kadar annesini düsünmem gerektigini, gerceklik denilen seyin bunu gerektirdigini hatirlatmaya calisiyorum kendime. aksi takdirde sevdigim seyin bir kiz cocugu degil onun hayaliyle oyalanmak oldugunu görebilirim ve bu cok yikici olabilir. neyse, nereden nereye getirdim sözü. tesekkurler, yüreklendirici sözlerin icin.

3:54 AM  
Blogger D. said...

Rica ederim ama teşekküre gerek yok, gerçekten içimden gelerek yazmıştım. Gerçeklerden fazla uzaklaşmak iyi gelmiyor insana, ben de bir dönem uzaklaşıp hayaller dünyasına gömülmüştüm, o bulutlu yerden çıktıkça gerçeğin çok daha güzel ve yaşanılası olabileceğini fark ettim. Bir süredir de bunun için çaba gösteriyorum, başarılıyım da denebilir galiba! Ben başardığıma göre sen de başarabilirsin.

4:14 AM  
Blogger Melmoth said...

elimden geleni yaparim :)

1:43 AM  

Post a Comment

<< Home

cool hit counter