Sunday, September 27, 2009

utanc

25 eylül aksami bir telefon, babamin teyzesi ariyor, cocuklugumdan bu yana 24 eylül sabahlari sanirim hep onun telefonuyla uyandim, onun kutlamasiyla. seneler gecti, hic unutmadi, hep o nazik, zarafet dolu cümleleriyle kutladi dogum günümü. simdi bazi saglik sorunlari var ve cogu seyi hatirlamiyor, cümleleri kesik kesik, istedigi sözcükleri istedigi gibi kullanamamanin güclügünü yasiyor. dün aksam telefonda sesi titriyordu, üzgündü ve üzüntüyle ben senin dogum gününü unuttum diyordu bana, aklimdaydi, biliyorum 24 eylül ama unuttum ben. bugun evden bir kez daha aradi, bir kez daha kutlamak istemis ve bir kez daha bu günü unuttugu icin mahcubiyetini dile getiriyordu.

aslinda unutulan ben ve benim dogum günüm degil, unutulanlar ancak bayram günlerinde sadece iki veya üc saat ziyaret ettigimiz babamin ciddi saglik sorunlariyla bogusan iki teyzesi, iki teyzemiz. unuttuk onlari, cok uzun zamandir da sanki onlar yoklarmis gibi devam ediyoruz yasama. utanmasi gereken, boyun bükmesi gereken, mahcubiyetini dile getirmesi gereken kisi benim ama karsimda sadece bir sene dogunum günümü bir gün gec kutladigi icin hayiflanan cok asil biri var. bunu düsünerek, bunu bilerek nasil yasanir, bu yasam dürüst bir yasam midir simdi, icimden yere diz cokup aglamak geciyor ve hicbir güzel seyi hak etmedigim.

1 Comments:

Blogger  said...

okuduğuma inanamadım.
ben de,
hem de her yıl aynı ayda ama farklı bi günde annemin teyzesi tarafından aranıyorum. artık ne kelime ne cümle seçsem diye kıvranıyorum... oysa ki, oysa ki..

12:31 AM  

Post a Comment

<< Home

cool hit counter